Araştırma AlanlarıBeşeri BilimlerCovid-19 Salgınının...

Covid-19 Salgınının Toplumsal Etkileri

2019 yılının Aralık ayında Çin’de ortaya çıkarak tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19,  Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak  ilan edilmiştir. Kısa sürede çok hızlı yayılan Covid-19, çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine ve birçok insanın da solunum cihazlarına bağlı olarak yaşamasına neden olmuştur. Covid-19 (Korona) toplumları, en  başta sağlık olmak üzere  eğitim , psikolojik ,sosyolojik ve ekonomik olarak etkilemiştir. Salgının üzerinden bir yılı geride bıraktığımız zaman diliminde bu etkiler  devam etmektedir.

Covid-19, Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkisini fazlasıyla hissettirmiştir.11 Mart 2020’de  Sağlık Bakanı tarafından ilk pozitif vakanın açıklanmasıyla ülkemizde salgınla  aktif olarak mücadele süreci başlamıştır. Pandemiden korunmak ve yayılımını azaltmak için  gerekli  alanlarda önlemler alınmıştır. 3 Nisan 2020’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kısmi sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, pazar ve market gibi toplu bulunan alanlarda maske takma zorunluluğu getirilmiş ve bazı şehirlere giriş çıkışlar durdurulmuştur. Özellikle sosyal mesafe  ve maske takma zorunluluğu yetkililerce denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Sosyal mesafe kavramı farklı bir anlama karşılık geldiği için bazı uzmanlar tarafından  fiziki mesafe olarak kullanılmasının daha uygun olacağı belirtilmiştir. Güvenlik güçleri, insanları kalabalık ortamlarda maske ve fiziki mesafe kuralları konusunda uyarıp salgının yayılım hızını düşürme konusunda yardımcı olmuştur.  Covid-19 salgınının  etkisi  genişledikçe farklı alanlarda değişimler yaşanmıştır. İlköğretimden yükseköğretime kadar tüm eğitim kurumları , çevrim içi eğitime geçmek zorunda kalmıştır. Bu kapsamda MEB tarafından EBA sistemini düzenlenerek eğitime devam edilmiştir. Ayrıca YÖK,  lisans /lisansüstü eğitimin şekli, sınav tarihleri ve sınav şartları konusunda yönetmelikler yayınlayarak eğitimde aksama olmaması için çalışmalarda bulunmuştur. Alınan kararlarda  salgının seyrine göre sürede uzatmalara, alanda daha fazla  kısıtlamalara ,sadece belirli saatler ve belirli yaş gruplarına dışarı çıkma izni olacak biçimde düzenlemelere gidilmiştir.

Dünya daha önce bu kadar çok alana yayılmış bir pandemi ile karşı karşıya kalmamıştır. Pandeminin ilk zamanlarında, ülkeler ve ülkelerin yöneticileri  pandemiye farklı şekillerde tepki vermiştir. Bazı ülkeler salgını çok ciddiye alarak insanlık onuruna yakışmayacak şekilde  aşırıya kaçan önlemler alırken bazı ülkeler ise herhangi bir kısıtlama ya da önlem almaya gerek görmemiştir. Ülkeler arasındaki tutum ve önlem farklılıkları salgının yayılımda etkili olmuştur.

Covid-19 hızla yayılmaya devam ederken Dünya genelinde büyük bir belirsizlik ortaya çıkmıştır. Toplumlarda özellikle sağlık alanında  geleceğe yönelik kaygı, endişe ve panik artmaya başlamıştır. Salgınla mücadelede Dünya, bazı alanlarda  toplumsal dayanışma örneği göstererek bunların etkilerini biraz da olsa azaltmıştır. Özellikle  sağlık çalışanları sosyal medya üzerinden mesajlarla, sloganlarla ve çizimlerle desteklenmiştir. Ülkemizde ve diğer ülkelerde sağlık çalışanları için alkışlarla manevi destek verilmiş ve dünyanın birçok kurum ve kuruluşu  kütüphaneleri, sergileri , konserleri vs. ücretsiz erişime sunmuştur. Ayrıca bu süreçte evrensel mesaj olarak kullanılan “Evde kal” etiketlemesi de   birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olunduğunun göstergesidir. Maske, dezenfektan vs. ulaşımında bazı ülkelerin bencilce davranmalarına rağmen  Dünya, pandemiye karşı birlikte hareket edebilmiştir.

Bir taraftan da hayat, kısıtlamalarla da olsa devam etmiştir. İnsanlar, karantina sürelerinin uzamasıyla online yaşama ağırlık vermeye başlamış,  görüşmelerin çoğu internet ortamında yapılmıştır. Bireylerin gündelik yaşamlarına da etkileyen Covid-19, internet ve sosyal medyada geçirilen süreyi de arttığı için  ilerleyen dönemlerde teknoloji/ dijital bağımlıkla ilgili sorunlarla daha sık  karşılaşılabilir.

Toplumun her kesimi   kurallara uyma noktasında aynı hassasiyeti gösterememiştir veya göstermemiştir. Çünkü Covid-19 toplumların hepsini etkilemiş ancak toplumun her kesimini “aynı oranda” etkilememiştir. Covid-19 ile ilgili yapılan çalışmalarda  pandemiden olumsuz anlamda en çok etkilenen kesimin   yoksullar olduğu belirtilmiştir. Online çalışma imkanı olmayan yoksul kesim, salgın karşısında  ekonomik ve sağlık olarak daha yüksek  riskle karşı karşıya kalmıştır. İşverenler karantina kısıtlamalarından ekonomik olarak etkilenmiş, bazı işverenler de işçi  sayısını azaltmak ve üretimde küçülmelere gitmek zorunda kalmıştır.  Toplumun diğer yüksek riskli kesimleri sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı gruplardan yaşlılar, çocuklar, kadınlar, göçmenler ve engelli bireylerdir. Uzun süre kapalı ve sınırlı bir alanda yaşamak, insanları farklı farklı etkilemiştir. Bu farklılıkların sebebi yaş,  cinsiyet, ekonomik vs. gibi etkenler olarak açıklanmıştır.  Toplumdaki bazı bireyler karantina sürecini içe yapılan bir yolculuk, kendini tanımak ya da ailesi ile daha fazla vakit geçirmek için fırsat olarak  görmüştür. Bazı bireyler ise  pandemiyi, sosyalleşmeleri açısından ciddi bir engel olarak görmüşlerdir. Özellikle çocuk, genç  ve yaşlı bireyler sokağa çıkma yasağında arkadaşlarıyla görüşemedikleri, sosyal çevrelerinden uzak kaldıkları  ve hareket alanları kısıtlandığı   için  pandemiden daha fazla etkilenmiş ve bu etkiler  bazen kurallara uymamak için sebep gösterilmiştir. Covid-19 salgınından korunmak için maske ve fiziki mesafe kadar en önemli korunma yöntemi el hijyenine önem verilmesidir. Sık sık ellerin yıkanmasına da vurgu yapan kamu spotları yayınlanmıştır. Covid-19 kapsamında yapılan  araştırmalarda insanların hijyen için harcadıkları zaman ve para miktarında artış olduğu görülmüştür. Ayrıca  evde kalma zorunluluğu sebebiyle aile içinde bazı  kadınların yemek ve temizlik için ayırdıkları sürenin de arttığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan engelli bireyler  en az 20 saniye el yıkama kuralında zorluk yaşadıklarını dile getirmiştir.

İletişim ve sosyal hayat genel olarak internet  üzerinden devam etse bile insan doğası gereği fiziksel yakınlığın ihtiyacını duymuştur. Toplumdaki bazı bireyler fiziksel yakınlığın azlığı/yokluğundan dolayı  mutsuz, huzursuz ,  gelecekten umutsuz olduklarını belirtmiştir. Pandeminin başında   yaşlı bireylere karşı ayrımcı tutum ( hastalık taşıyan veya hastalığı yayan bakış açısı) sergileyenler olmuştur. Bu sebeple yaşlılar kendilerini değersiz hissettikleri ve sosyal dışlamaya maruz kaldıklarını belirtmiştir. Bazı bireylerde ise aile içinde fazla zaman geçirmenin aile içindeki   ilişkileri olumsuz etkilediğini ve daha sık tartışma, kavga ya da gerginlik yaşadıklarını ifade etmiştir. Covid-19,  toplumun günlük yaşam biçimlerini de oldukça etkilemiştir. Çevrim içi eğitime geçilmesiyle üniversite okuyan gençlerin çoğu ailesinin yanında eğitime devam etmiştir. Üniversite okudukları şehirlerdeki ortamlarından uzak kalmışlardır. İlköğretim öğrencileri için de ders ortamları ve sınav biçimleri değişmiştir. Aileler ise çevrim içi eğitimde internete ulaşmada teknik araçların yetersizliği, hane içindeki çocukların ders saatlerinin çakışması , ödev yapımı ve kontrolleri konularında problem yaşadıklarını belirtmiştir.

Covid-19 salgını devam ettiği için etkileri de devam etmektedir. Tüm dünya, salgının yayılımını engellemeye çalışırken aynı zamanda aşı çalışmalarını da sürdürmektedir. Sağlık krizi olarak başlayan pandemi , aşı geliştirilene kadar toplumu  ekonomi, eğitim, psikoloji ve sosyoloji alanlarında etkileyecektir. Sürecin  ne zaman biteceği henüz bilinmediği  için etkilerini net olarak değerlendirmek, anlamak ve tespit etmek  mümkün gözükmemektedir. Ama Dünya, salgından kurtulmak için toplumsal dayanışma çerçevesinde birlik ve beraberlik ile hareket edilmesi gerektiğini kabul ederek yol almalıdır. Toplumlara pandemiden en az hasarla kurtulmaları  için  maddi ve manevi destek verilmelidir. Sağlık , ekonomik, psikolojik ve sosyolojik etkileri tespit etmek için  akademik çalışmalara önem verilmelidir. Toplumları bilinçlendirme konusunda gereken uyarılar yapılmalı ve devletler aynı hassasiyetle çaba göstererek toplumlarına güçleri ölçüsünde koruyucu ve önleyici hizmetleri ücretsiz olarak sunmalıdır. Çünkü salgın, her bireyi farklı alanlarda  ve farklı oranlarda etkilemiştir. Son olarak maske, hijyen ve karantina kurallarına daha sık uyarak salgının yayılma  hızını düşürmek tüm insanlığın sorumluluğudur.

KAYNAKÇA
• Birinci, M ve Bulut, T (2020). “Covid-19’un Sosyo- Ekonomik Yönden Dezavantajlı Gruplar Üzerindeki Etkileri”, Sosyal Çalışma Dergisi, 4 (1), 62-68
• Demirbaş D. (Editör) , Bozkurt V. (Editör) , Yorğun S. (Editör).(2020). Covid-19 Pandemisinin Ekonomik, Toplumsal Ve Siyasal Etkileri
• Güngörer, F.(2020). Covid-19’un Toplumsal Kurumlara Etkisi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Salgın Hastalıklar Özel Sayısı, 393-428.
• Üstün, Ç ve Özçiftçi , S. COVID-19 Pandemisinin Sosyal Yaşam ve Etik Düzlem Üzerine Etkileri: Bir Değerlendirme Çalışması Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi, Ocak 2020; Cilt 25, Özel Sayı 1
• Gözübüyük – Tamer,  M.(2020). Salgınının (Covid-19) Toplumsal Etkileri Üzerine Bir Çalışma

Ebru GÖK
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Aile ve Tüketici Bilimleri Bölümünden mezun oldu. Mamak Toplum Merkezi Aile ve Engelli Destek Masasında, Mamak Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti’nde ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Saray Rehabilitasyon ve Aile Yaşam Merkezi’nde stajyer olarak görev yapmıştır. 2017 yılında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde yüksek lisans eğitimine başlamıştır. Göç sosyoloji, Suriyeli göçmenler, toplumsal değişim ve Covid-19 salgınının etkilerini de içeren tezini yazmaya devam etmektedir. Psikoloji, teknoloji, yapay zeka, beyin, geri dönüşüm, minimalist yaşam gibi konulara hem ilgi duymakta hem de bu konularla ilgili çalışmalara yoğun biçimde katılmaktadır. “Tabiat boşluk kabul etmez ve zaman, yaşamda telafisi olmayan en kıymetli hazinedir” anlayışlarıyla dünyaya kalıcı bir iyilik, güzellik ya da düşünce bırakmak için mücadele eden Gök, her an yeni şeyler öğrenmeye ve paylaşmaya meraklı olan tam zamanlı bir öğrencidir.

İlgili Yazılar

YORUM ALANI

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz