Beşeri BilimlerÖz Şefkat...

Öz Şefkat “Kendi Acına Eşlik Edebilmek”

Bireylerin birbirlerine karşı anlayış göstermeleri ve yaşadıkları acıları birbirleri ile paylaşabilmeleri özünde şefkat duygusunu içeren bir süreçtir. Latincede “birlikte acı çekmek” anlamına gelen şefkat; bireyin diğer insanların acılarını fark ederek acılarına karşı sevecen yaklaşabilmesi, yaşanılan acıyı hafifletme isteğinde bulunmasıdır.

Psikolojik iyi oluş için diğerlerine karşı duyulan şefkat kadar bireyin kendisine de şefkat göstermesi oldukça önemlidir. Öz şefkat; bireyin acısına, başarısızlıklarına ve hatalarına karşı affedici bir tutum sergilemesi, kendisine anlayışlı ve nazik yaklaşmasıdır. Bir diğer deyişle, kişinin yaşadığı zor durumlarda kendisine ihtiyacı olduğu şefkati vererek yaşadığı acıya eşlik etmesidir. Bu doğrultuda öz şefkat düzeyi yüksek bireyler, kendilerini yargılamadan acılarına el uzatır ve yaşanılan acıların insan doğasının bir parçası olduğunu kabul ederler. Bu anlayışın temeli Budizm felsefesinden gelmektedir. Nitekim Budist öğretilerinde bilgece yaşamak için zor deneyimlerin yaşamın bir parçası olduğu kabul edilmekle birlikte bu deneyimler ile baş edebilmenin gerekliliğine inanılır. Yine bu öğretilerde, bireyin diğer insanlara karşı anlayışlı ve hoşgörülü olabilmesi için öncelikle kendisine anlayışla yaklaşması gerektiği ifade edilmektedir.

Neff’e (2003) göre öz şefkat; öz nezaket, ortak insanlık hissiyatı ve bilinçli farkındalık olmak üzere 3 temel bileşenden oluşmaktadır. Bu bileşenlerden ilki olan öz nezaket; bireyin yaşadığı zor deneyimler karşısında kendisine anlayışlı yaklaşabilmesi, ihtiyaç hissettiği ilgi ve sevgiyi kendisine verebilmesidir. Nitekim öz nezaketli bir birey, sevdiği birine karşı ne kadar destekleyici ve merhametli ise kendisine de öyle davranmaktadır. Aynı zamanda hatalarına karşı eleştirel bir tutum sergilemeyerek hatalarının sorumluluğunu üstlenmekte ve hata yapmanın insan yaşamında doğal bir durum olduğunu kabul etmektedir.

Ayrıca birçok birey yaşamış olduğu zor deneyimleri sadece kendisinin yaşadığına dair bir algıya sahiptir. Bu nedenle bu bireyler sık sık kendilerine ve yaşadıkları sorunlara karşı “Neden ben?” sorusunu sormaktadırlar. Bu sorunun bireyi yalnızlaştırıcı bir etkisi vardır. Bu bağlamda İkinci bileşen olan ortak insanlık hissiyatı; bireyin yaşadığı olumsuz durumların kendi hayatına özel olmadığını, başka insanlar tarafından da deneyimlendiğini ifade etmektedir. Ortak insanlık hissiyatına sahip bir birey, yaşanılan acıların insan olmanın bir gerçeği olduğunun ve yalnız olmadığının bilincindedir.

Ama her şeyden önce bireyin yaşadığı acıya şefkatle karşılık verebilmesi için acısını fark edebilmesi yani son bileşen olan bilinçli farkındalığa sahip olması gerekmektedir. Nitekim bireyin yaşadığı olumsuz bir durumu inkâr etmeye çalışmadan ya da aşırı özdeşleştirme yapmadan “Şu an zorlanıyorum” diyebilmesi dengeli bir farkındalık halidir. Bu doğrultuda öz şefkatli bir kişi, yaşadığı olumsuz deneyimin farkına varmakta, farkına vardığı bu deneyimi sadece kendisinin yaşamadığı ve yalnız olmadığı bilinciyle hareket ederek kendisine nezaketle yaklaşmaktadır.

Öz şefkat kavramı, kelime anlamı nedeniyle ilk bakışta bazı bireyler tarafından yanlış anlaşılarak kendine acıma, zayıflık ya da sadece kendini düşünme olarak algılanabilir. Ancak araştırmalar tam aksini vurgulamaktadır. İlgili araştırmalar incelendiğinde, öz şefkat düzeyi yüksek bireylerin, diğer insanlara karşı daha fazla şefkat gösterdikleri ve yaşamdaki sorunlarına karşı kendilerine acıma olasılıkları diğerlerine oranla daha düşük olduğu görülmektedir. Bir diğer araştırmada ise başarısızlıkları sonucunda yeniden denemek için motivasyon düzeylerinin yüksek olduğu ve hatalarını kabul ederek telafi edebildikleri gözlemlenmiştir. Aynı zamanda öz şefkatli olmak bireye zorlukların üstesinden gelebilme gücü vermektedir. Bu doğrultuda birey neye ihtiyacı olduğunu fark ederek yaşamını sürdürürse o ihtiyaçlarını başkalarının karşılamasını beklemeden kendisi karşılar. Burada önemli olan kendi güçlü, yetkin ve sınırlı özelliklerinin farkında olması, duygularını yaşamaya izin vermesi ve kendisini olduğu gibi kabul edebilmesidir. Christopher K. Germer’in dediği gibi “Kabul etmek, teslim olmak ya da hareketsiz kalmak demek değildir çünkü kabul etmeyi doğal olarak değişim takip eder.”

 

KAYNAKÇA
• Çevik, O., & Kırmızı, C. (2020). Z Kuşağında Bilinçli Farkındalığın Öznel Mutluluğa Etkisi:
Öz Şefkatin Aracı Rolü. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 183-202.
• Germer, K. C. (2018). Öz Şefkatli Farkındalık. Diyojen Yayıncılık.
• Kurtoğlu, M., & Başgül, Ş. (2020). Koruyucu Faktör Olarak Öz-Şefkat Üzerine Bir Derleme Çalışması. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi.
Neff, K. D. (2003). Self-Compassion: An Alternative Conceptualization of a Healthy Attitude Toward Oneself. Self and Identity, 2(2), 85– 101.
• Neff, K. D. (2003). The Development and Validation ofa Scale to Measure Self-Compassion. Self and Identity, 2(3), 223–250.
• Selvili, Z. (2018). Öz Şefkat. https://www.zeynepselvili.com/tr/oz-sefkat adresinden erişildi.
• Yağbasanlar, O. (2017). Kavramsal Bir Bakış: Öz-Şefkat. Journal of Research in Education and Teaching, 6(2), 88–101.
• Yıldırım, M., & Sarı, T. (2018). ÖZ Şefkat Ölçeği Kısa Formu’nun Türkçe Uyarlaması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 18(4), 2502-2517.

Dilara ÖZDEMİR
Dilara ÖZDEMİR
Lise eğitimini Konya Selçuklu Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı. Şu an KTO Karatay Üniversitesi'nde Psikoloji Lisans eğitimine devam etmektedir. "Geçmiş deneyim bilinirliğinin suçlulara yönelik algılara etkisi" üzerine bir araştırması bulunmakla birlikte ön yargı ve göçmen karşıtlığı üzerine bir çalışma yürütmektedir.

İlgili Yazılar

  1. Kendini ve olup bitenleri kabul etmek açısından, bu kabulü zor olan günlerde beni doyuma ulaştıran bu yazıya ve yararına en içten teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Heyecanla devamını bekliyorum

YORUM ALANI

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz