Perspektif: Siyaset Bilimi Perspektifi İle Filistin Üzerindeki Irkçı İsrail Tutumu

Dünya tarihi incelendiğinde en büyük sorunlardan birisi de ırkçılık üzerine yaşanan olaylardır. Bu tutumlar kimi zaman soykırım ile sonuçlanmış kimi zamanda dini, etnik, kültürel, ten rengi gibi olgular üzerinden baskılama, asimile etme ve hor görülme şeklinde sonuçlanmıştır. Bu olayların hepsine Batı tarafının, Afrika ülkeleri üzerinde uyguladığı tutum ile örneklendirilebilir veya Batı’nın, Güney Amerika veya Asya üzerindeki tutumlarında da ırkçılık yaptığı şeklinde çok konuya değinilebilir. Irkçılık demek milliyetçilik demek ile karıştırılan bir kavramdır ki keza milliyetçiliğin tek tip halde tanımını da yapmak mümkün değildir. Çünkü milliyetçi tutum bazen vatandaş olma ve vatanı sevme anlamında olup diğer etnik, dinsel insanları aşağı görmeden bir tutum sergilemekle de mümkündür. Diğer yandan milliyetçi söylemler ve davranışlar bazen ırkçılığa everilmekte ve “biz ve diğerleri” kavramına dayanmaktadır.

Öncelikle akademik anlamda birkaç milliyetçilik tanımı yapmak gerekiyor; Anderson, millet olgusuna antropolojik bir ruhla bakılması gerektiğini söylemektedir ve kavramı şu şekilde tanımlamaktadır: “ulus hayal edilmiş bir siyasi topluluktur – kendisine aynı zamanda hem egemenlik hem de sınırlılık içkin olacak şekilde hayal edilmiş bir cemaattir”(Atılgan/Aytekin, Siyaset Bilimi, 2012, s.397).

Millet; bir toprağı, ortak mitleri ve tarihî belleği, kitlesel bir kamu kültürünü, ortak bir ekonomiyi, ortak yasal hak ve görevleri paylaşan bir insan topluluğunun adıdır(Smith, 2007, s.32).

Genel anlamda bir kültürde yaşamak ve bir toprak üzerinde birlik halinde yaşamayı ifade etmektedir. Yine de millet kavramı veya milliyetçilik kavramı “kesin” bir tanıma sahip değildir. Farklı türevleri ve tanımları vardır. Özellikle milliyetçilik ve ırkçılık kavramlarını birlikte gibi düşünmek doğru değildir. Çünkü bu milliyetçilik tutumu olarak farklılık gösteren kimi zaman ırkçılığa evrilmiş şekliyle kullanılırken kimi zamanda ulusal kimlik anlamında veya ulusal birlik ve beraberlik anlamıyla kullanılmaktadır. Peki ırkçılık nedir? Irkçılık tanımı da bu makale gereği yapılmalıdır.

Irkçılık Balibar’ın tanımına göre; toplumdaki bütünsellik görüntüsünü tehdit eden isim, ten rengi, ibadet şekilleri gibi farklılıkları yok etme arzusuyla “biz” kimliğini her türlü melezleşme, karışma ve istiladan koruma mecburiyeti hissederek ortaya konan söylem, temsil, şiddet, hor görme, hoşgörüsüzlük, aşağılama ve sömürü gibi pratiklerde kendini göstermektedir(Balibar, 2013, s.27).

Irkçılık ve milliyetçilik temelde iki farklı kavramdır ama bazen milliyetçiliğin türevi olan ırkçı milliyetçilik söz konusu olmaktadır. Bu anlamda geçmişte çok fazla örnekle karşı karşıya kalındığı tarih kitapları tarafından ele alınarak yazılmıştır. Irkçılık sadece etnik ayrımcılık değildir aynı zamanda dinsel, kültürel anlamda da olması pek mümkündür. Avrupa tarihinde en büyük ırkçılık örneklerinden birisi de Almanya’nın Faşist bir totaliter yönetim anlayışı ile ırkçı bir devlet politikası izlemesidir. Nazi Almanya’sı “Sadece Yahudiler” olmamak üzere etnik bir soykırım uygulamıştır. Alman ırkı üst bir ırk olarak görülmüş ve Avrupa tarihine geçen büyük bir etnik soykırım ile insanlık suçu işlenmiştir. Yahudi toplumu da bu olaylardan nasibini almıştır. Yahudiler İngilizlerin desteği ile bir devlet kurmuştur ve bunu işgalci bir tutum ile yapmıştır. İsrail vatandaşları veya halkı geçmişte yaşadığı soykırımdan ders çıkarabilmiş midir? Son günlerde ve geçmişte yaşanan Filistin halkı ile olan İsrail devletinin tutumları dini bir ırkçılık değil midir? Diğer yandan Yahudiler ekseriyet olarak Sami’lerden gelir.

Hz. Peygamber (sav) de bir hadisinde Araplar’ın babasının Sâm olduğunu söyler(Bknz. Müsned, V, 9-11; Tirmizî, “Tefsîr”, 37; “Menâḳıb”, 69) (https://islamansiklopedisi.org.tr/samiler).

Ekseriyet neticesinde bakıldığında Arap kökeni olan veya Ortadoğu kökenine dayanan bir durum söz konusudur ve dinsel bir farklılık vardır. Yani tamamıyla aynı dine mensup olmadığı için Filistinli halk dinsel veya ulusal bir ırkçılık ile karşı karşıya kalmaktadır. Modern dünyada ırkçılık insanlık suçudur. Diğer yandan bu durumun diğer adı ise İslamofobi şeklindedir. Avrupa’da yükselen İslamofobi aynı şekilde çevresinde İslam ülkeleri olan Filistin’de de İsrail tarafınca uygulanmaktadır.

Anadolu Ajansı, 2020

Hazreti Ömer Kudüs fethi sonrası adalet üzerine bir yönetim anlayışını benimsedi ve herkese hoşgörü ile bakılmasını sağladı.

Hz. Ömer, Cizye ayeti gereği İslam topraklarında yaşayan Yahudi, Hristiyan ve Mecusi gibi gayrimüslimlerden vergi alıp bunun karşılığında onları himayesine aldı. Kadın, çocuk, yoksul ve din adamlarından ise vergi almadı. Öyle ki kaybettiği topraklardan aldığı vergileri de iade edip, düşkün Hristiyan ve Yahudilere beyt-ülmal’dan zekât verilmesini emretti. Hz. Ömer, fethedilen hiçbir yerde halkı Müslüman olmaya zorlamadı. Can, mal ve inanç hürriyetlerini koruma altına aldı ve gerek Müslümanlar ve gerekse gayrimüslimlerle ilgili verdiği karar ve uygulamaları ile adaletine güvenilen ve sığınılan bir halife oldu (AA, 2018).

Yine aynı şekilde Selahattin Eyyubi’de Kudüs’e barış ve adalet getirip muhafaza etmişti. Ama ne yazık ki bu barışa, dinsel hoşgörü ve ahlaka aykırı olarak dinsel ırkçılık rüzgârı bugün ve yakın zaman tarihine sert bir şekilde çarpmış oldu. Alman Yahudi asıllı Hannah Arendt dünyadaki bu gidişata eleştiri getirmişti ve “Kötülüğün Sıradanlığı” şeklinde eser kaleme almıştı. Yahudi toplumunun sıradan şekilde katledilmesi ve dünyanın giderek kötü olaylara sıradan bakmasına karşı bir eleştiri getirmişti.

Yahudi Soykırımı (Holokost) kavramı, Almanya’da Nasyonalsosyalist iktidar döneminde 1941-1945 yılları arasında Avrupalı Yahudilere yönelik sistematik soykırımı tanımlar(DW, 2021).

Geçmişte bir Holokost yaşandığı ortadadır ve bu durum diğer etnik gruplara da sistematik şekilde uygulanmıştır. Yahudi Alman asıllı Arendt’te insanlığı uyandırmak istemiş ve kötülüğün sıradanlaşması tezini ortaya koymuştur. Tıpkı İsrail devletinin veya hükümetinin Ramazan ayında insanların ibadetlerini yapmasına izin vermemesi, Filistin halkı üzerine rastgele ateş açılması, evlerinden çıkarıp topraklarını uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal etmesi ve dünyanın bu tür haberlere artık sıradan bakması gibi. Hannah Arendt çok haklıydı, artık kötülük sıradanlaşmıştı ve insanlar sırf etnik, kültürel ve dinsel farklılıkları yüzünden baskı, soykırım, etnik ayrımcılığa maruz bırakılmaktaydı. Alman SS Subayının sadece görevini yapması, rütbe ve makamının yükselmesi önemliydi Arendt’in dediği gibi…

Arendt’in kötülüğün sıradan olması tezi, Ortadoğu, Afrika ve Asya üzerinde çok tutarlı olduğu gözükmektedir. Modern ırkçılık, modern etnik-dinsel ayrımcılık devam etmekte. İnsanlık halen geçmişteki hatalarını tekrar etmekte. Halbuki İsrail’e karşı İslam toplumu ırkçılık fikrini benimseyemez. Çünkü inançları gereği yasaktır. Aynı şekilde yurtlarından da çıkarıp üzerlerine askerler baskı yapamaz ve kurşun sıkamaz. Bunu ne Hz. Ömer ne de Selahattin Eyyubi ne de Osmanlı’nın adalet anlayışı yapmıştır. Herkes inanmakta, ibadet etmekte özgür idi. Kötülük sıradan değildi, ırkçılık sıradan değildi, hele ki soykırım hiç değildi, hâkim olan bir adalet ve hoşgörü tutumu vardı. Peki İsrail’de kötülüğün sıradanlaşmasına mâni olabilecek midir?

 

 

Kaynakça

Rahmi Tolgahan ARTUNÇ
Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Lisans eğitimini 2017’de, Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalının Uluslararası İlişkiler bölümünde Tezli Yüksek Lisans eğitimini 2020’de tamamladı. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, TRT Belgesel Yapımı Bölümünde, SGK Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler bölümünde staj yaptı. T.C. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığında Yönetim Analisti olarak 6 ay çeşitli projelerde çalıştı.

İlgili Yazılar

    • Çok teşekkür ederim Salih Bey öğretmenim, tarihi objektif bir şekilde siyaset bilimi ile açıklayabildiysek ne mutlu bize, değerli yorumunuz için teşekkür ederim, başarı hepimize olsun.

  1. Merhaba kardeşim yazdığın yazıyı okudum ve çok beğendim güzel bi konuya değinmişsin.Bu yazılarının devamının gelmesi dileğiyle eline emeğine sağlık kardeşim seni tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum

  2. Merhaba Tolgahan Bey, makalenizi dikkatle okudum. Bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunmaz, sözünün önemi bir kez daha güzel makalenizde görülüyor. Hem edindiğim bilgiler ve hem de yorumlarınız, beni etkiledi. İlerici ve akılcı eğitim politikaları üreten, ekonomisi sağlam, insan odaklı ve tam bağımsız ülkeler, inanıyorum ki ırkçılığın karşısındaki en büyük engel olacaktır. Elinize emeğinize sağlık.

    • Merhaba Melih Bey, yorumunuzu dikkatle okudum, yorumunuz bize güç veriyor ve teşvik ediyor, haklısınız, kendi kanaatimce burada en büyük ırkçılık problemininin nedeni iyi ve sindirilmiş bir eğitim insanlara verilememesi ile alakalı ki zaten değinmişsiniz. Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için.

  3. Tolga Artunç bey değerli bir ailenin ve dostun çocuğu olmanız beni çok sevindirdi, başarıların daim olsun yazını dikkatlice okudum. Geleceğimizin teminatı olan siz gençler inanıyorum gelecekte çok güzel işlere imza atacaksını çalıştığınız konu çok önemli . Irkçılık en bariz şekilde bir insanlık suçudur. Bu konu İle ilgili başta ülkemiz olmak üzere bir çok ülke ırkçılığın suç olma konusunu Anayasalarına ve yasalarına koymuşlardır. Burada temel düşünce bu konunun etkin uygulanmamasıdır onun için birçok ülke bu sorunlarla boğuşuyor , insanların ten, dil , din ,ırk ,cinsiyet ve düşünce farklılığı nedeniyle bir çok şiddete ve ayrımcılığa maruz kalmamaları dileğiyle güzel bir dünya geleceğinde tekrar sizi tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum.

    • Çok teşekkür ederim Mehmet Bey, yorumunuzu dikkatle okudum, güzel bir dille olaylara değinmişsiniz, haklısınız, bizde elimizden geldiğince akademik çizgide analiz, perspektif sunmaya çalışıyor ve toplumu bilinçlendirmek istiyoruz. Yorumunuz bize güç veriyor ve çok değerlidir.

  4. İsrail Filistin arasındaki sorunlar değişmediği gibi bu sorunların yol açtığı nefret ve öfke de maalesef yıllar değil kuşaklar boyu şiddet ve ölüm getirmeye devam edecek gibi görünüyor.
    Bir dönem birlikte çalıştığım baban vesilesi ile senide yakinen tanıdım. Gurur duydum. Başarıların daim olsun.

    • Çok teşekkür ederim Yunus Amca, senin değerli yorumun benim için çok önemlidir, bizde sizlerle gurur duyuyoruz, hepimizin başarıları daim olsun.

  5. Emekli askerim aynı zamanda bende akademik çalışmayı çok istemiştim. Şimdi senin gibi başarılı gençlerle gurur duyuyorum, aferin sana delikanlı emeğine sağlık

    • Merhaba, bizce ülkemize hizmet etmiş değerli insanlardansınız, sizin gurur duymanız ve değerli yorumunuz bize güç veriyor. Çok teşekkür ederiz Alperen Bey güzel yorumunuz için.

  6. Tebrik ederim Rahmi yeğenim.Babanin meslektaşı olarak; ele aldığın konu, düşüncelerin, konunun din, siyaset vw ırkçılık ekseninde harmanlıyarak ortaya çıkardığın sentez gayet güzel…
    Geleceğin siyasi ve ideolün doğrultusunda alacağın yolda muvaffakiyetler diliyorum….

    • Çok Teşekkür ederim Ahmet Ağabeyim, değerli yorumunuz bizim için çok önemlidir, elimizden gelenim en iyisini yaparak daha iyi içerikler üreteceğiz, yorumunuz bize güç veriyor.

    • Merhaba, çok teşekkür ediyorum Mustafa Bey, değerli yorumlarınız bizim için çok önemli, topluma ve ülkemize aldığımız eğitimler ile faydalı olmaya devam edeceğiz.

  7. Bir meslektaşımın oğlu olmadan kendi adıma guru duydum. Irkçılık ve milliyetçilik konulu bu yazınızı sonuna kadar okudum ufkum genişledi tşk ederim kardeşim başarılarının devamını dilerim

    • Çok teşekkür ederim Faik Bey, elimizden geleni bağımsız ve hakkaniyetli şekilde akademik çizgide çalışmalara devam edeceğiz. Değerli yorumlarınız bize güç ve teşvik edici etkiye sahiptir.

    • Merhaba Avukat Faruk Bey, çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için, beğeniniz bizim için değerli, elimizden geleni yapacağız.

    • Çok teşekkür ederim Murat Bey, elimizden gelip daha iyisini yapacağız, ülkemiz ve toplum için, değerli yorumlarınız bize teşvik ve güç veriyor.

    • Teşekkür ediyorum Alaaddin Bey, biz bağımsız ve akademik çizgide makale yazıyoruz, değerli yorumlarınız bizi daha da teşvik edecektir.

  8. Değerli arkadaşım, ne güzel bir yer ne güzel bir sayfa oluşturup yazmış emek vermişsiniz ,hepinizi tebrik ediyorum canı gönülden destekliyorum,yazınızın her satırını dikkatle özenle okudum yazmaya devam ediniz tebrik ediyorum başarılar dilerim

  9. Çok güzel bir makale başarılı olmanızı yeni kan can olmanızı canı gönülden istiyorum sizleri tebrik ederim sizleri tvlerde görmek istiyorum ellerine metin tutusturulmuş yaşlı prof istemiyoruz Allah yolunuzu açık etsin yeni düşüncelere açık olalım gelecek gençlerimizin elinde

  10. Selam gençleri böyle yazarak yorumlayarak görmek beni mutlu ediyor, başarılar diliyorum, ekranlara hep yaşlılarla değil geleceği inşa eden gençlerlede görmekten gurur duydum.Tebrik ediyorum selam ve saygılar

    • Merhaba, çok teşekkür ederiz Hacı Seyfettin Bey, elimizden geleni akademik anlamda yapmaya çalışıyoruz, bildiklerimizi aktarıyoruz, gelişmek için çabalıyoruz.

  11. Merhaba, okuduğum en iyilerden biri, güzel dile getirmişsin .Tüm emeği geçenlare de sizede teşekkür ederim , bo konuları her birey okumalı bence saygılar

  12. Gerçekten güzel bir konuyu kaleme almışsınız değerli kardeşim emeğine sağlık tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim

  13. Selamünaleyküm , başarılarınızın devamını dilerim üstadım , bende makale yazmakla uğraşıyorum . Bana ışık tuttunuz diyebilirim,çok teşekkürler iyi geldi inanın ve bu başarıya ulaşmak için bende çaba göstereceğim,

  14. Merhaba. Yazdığınız yazıyı okudum beğendim yazılarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim. Böyle güzel bir sayfa açmanızda çok takdir edilir bir durum, gençleri emeği geçen herkesi tebrik ediyorum

YORUM ALANI

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz