Plutchik’in Duygu Çemberinden Rap Müziğin İncelenmesi

Duygu ve Plutchik’in Duygu Sınıflandırması

Duygu tanımlanması oldukça güç bir kavramdır. Bunun sebebi duygunun biricik olmasındandır. Olaylar, yaşantılar, deneyimler karşısında insanların sahip olduğu duygular farklılaşır. Bu durum duygunun genel bir çerçeve içinde tanımlanmasını zorlaştırmaktadır.

Duygu kavramı üzerine filozoflar, psikologlar çeşitli açıklamalar getirmiştir. Descartes duyguyu “ruhun edilgen durumda etkilendiği algılar” olarak tanımlarken, Hume ise duyu algıları sonucu ortaya çıkan deneyim izleri” şeklinde açıklamaktadır. Kant duyguları “kontrol edilemez hisler” olarak ele alır (Yazıcı, 2019). Psikolog William James duyguyu olaylara karşı verilen fizyolojik reaksiyonların sonucu olarak görmektedir. Ekol olarak aynı çizgiden ilerleyen Cannon ve Bard ikilisi ise duygunun hem davranış hem his boyutunda aynı süreçten geçerek ortaya çıktığını söylemektedir. Youg’a göre duygu içinde bulunulan ortamın algılanmasıyla ortaya çıkan bireyin iç dünyasını harekete geçiren bedensel, davranışsal ve zihinsel özellikleri içeren duyusal süreçtir. Lazarus ise duyguyu bireyin çevresindeki uyarıcıları algılaması ve değerlendirmesi sonucu oluşan iç yaşantılar olarak tanımlamaktadır (Koçak, 2002).

Duygunun tanımlaması yapılırken öncelikle kelimenin filolojik incelemesi yapılır. Duygu İngilizcede “emotion” olarak ifade edilir. “Emotion” kelimesi incelendiğinde “e” dışarıya, “movere” ise içeriye hareket etmek anlamına gelmektedir. Hareket insana konumlandırıldığında davranış olarak kendini göstermektedir. Yani duygu ve davranış birbiriyle ilişkilidir. Bu sebepten duygu araştırmalarında insan davranışları ve tepkileri önemli bir referans olmaktadır. Duygu tanımlamalarına bakıldığında bir sürecin açıklandığını görmekteyiz. Süreç bir uyarıcı ile başlamakta, sonrasında bu uyarıcının fark edilmesi, algılanması ve kodlanması, bunlar eşliğinde ortaya konacak tepki için gerekli hazırlıkların yapılması ve en sonunda tepkinin ortaya konmasıdır. Diğer bir ifade ile duygu fizyolojik uyarılmanın, bilişsel değerlendirmelerin ve uyarıcıya tepki olarak ortaya konan davranışların bütünlüğü açısından bedensel ve zihinsel değişimleri ifade etmektedir.

Plutchik ise duygunun insanın hayatta kalma davranışı sebebiyle evrimleştiğini savunmaktadır. Ona göre duygu, insan ve hayvanların dünyaya uyumlanmasını sağlamasına yardımcı olmaktadır (Şahin, 2005). Plutchik’in alana yaptığı en önemli katkı duyguyu ayrıntılı bir şekilde sınıflandırmasıdır. Plutchik, sınıflandırma yaparken duyguyu 8 temel kategoriye ayırmıştır. Kategoride tiksinti, öfke, umut, korku, hayret, üzüntü, sevinç ve kabul yer almaktadır. “Duygu çemberi” adını verdiği sınıflandırmada farklı duyguların birleşimiyle yeni duygular ortaya çıktığını belirtmiştir. Örneğin, iğrenme ve kızgınlık birleştiğinde küçük görme duygusu ortaya çıkmaktadır. Umut ve sevincin birleşmesiyle iyimserlik meydana gelmektedir.

Plutchik, 8 temel kategoriye ayırdığı duyguları   3’lü seviyelere bölmüştür. Görseldeki çemberin her yaprağında duyguların 3 ayrı seviyesi bulunmaktadır. Çemberin en dış kısmı bir duygunun en ılıman seviyesine karşılık gelmektedir. Çemberin ortası temel duygulara, iç kısım ise duygunun en yoğun haline karşılık gelmektedir. Arada kalan duygular ise ikili duygulardır. İki temel duygunun birleşimi ile arada belirtilen duygular ortaya çıkmaktadır. Örneğin, beklenti ve öfke birleşerek agresiflik duygusunu oluşturmaktadır. Güven ve korku birleştiğinde teslimiyet duygusu meydana gelmektedir (Bakırcı, 2018). Plutchik aynı zamanda çemberde karşı karşıya gelen duyguların zıt duygular olduğunu belirtmiştir. Yani çembere bakıldığında ilgi ve dikkat dağılması zıt duygulardır.

Plutchik’in Duygu Çemberinden Rap Müzik

Müzik, duyguların notalarla melodileştirilerek ifade edilmesidir. Duygulara doğrudan hitap eden müzik insanların psikolojisi üzerinde de etkilidir. Öyle ki Osmanlı zamanında darüşşifalarda müzik eşliğinde psikolojik problemleri olan kişilerin tedavisi en bilindik gerçektir. Osmanlı müziğinin her bir makamı insanın ruhsal ve duygusal durumuna karşılık gelmektedir. Rast makamının insana neşe ve huzur verdiği, uşşak makamının gülme hissi getirdiği bilinmektedir (Somakçı, 2003). Müzik, insanların kendilerini anlattığı önemli bir alandır. Eski dönemlerden itibaren insanlar sevinçlerini, hüzünlerini, yaşadıkları olayları müzik aracılığıyla aktarmıştır. Kültürün önemli bir ögesi olan müzik, incelendiğinde ait olduğu toplumla ilgili birçok bilgiyi sunmaktadır. Toplumun sahip olduğu değer yargıları, duyguları, tutumları ortaya çıkardıkları müzik ürünlerinde kendini belli eder.  Rap müziği de bu açıdan ele aldığımızda temsil ettiği kültürün içeriğine dair fikir sahibi olmamızı sağlar. Rap müzik doğası gereği isyan duygusunun oldukça kendini gösterdiği bir türdür. Plutchik’in duygu çemberi üzerinden Rap müziği incelediğimizde detaylı duygu temsillerine ulaşılabilir. Örneğin Ceza’nın “Holocoust” isimli şarkısının bir kısmına bakıldığında,

“Sen beni bilemedin, yüreğimi göremedin

Kendini bilemedin, yamacıma gelemedin

Amacına varamadın, her yeri karaladın

Barışı da yaraladın, acımadan aldın”

“korku” duygusunu ve korkuyu oluşturan alt duyguların varlığı görülmektedir. Şarkının bu kısmında karşı tarafın davranışlarına atıfta bulunulmuş ve atıf üzerinden hissedilen duygular anlatılmıştır. Şarkının birinci satırında önemsiz ve değersizlik, ikinci satırında öfke duygusu açık bir şekilde görülmektedir. Dördüncü satırda sistemin sahip olduğu öfke ve nefret duygusu “acımadan aldın” cümlesiyle ifade edilmiştir. Bir başka örnek ise Ceza’nın “Acı Biber” şarkısından verilebilir. Bu şarkıda Ceza’nın ürettiklerine olan inancı sözlerdeki güven duygusundan anlaşılmaktadır.

Olmadı rapin, bir olamadı rapin

Seni bir dinledim, sonucu gaza bas tepin

Sidik yarışı senin işin, oldun kekim

Bir doyamadı gözün, acı biberimi yedin

Ben yaparım rapi alem dans eder…

Şarkıyı incelediğimizde ilk satırda kışkırtıcı duyguyla beraber güçlülük hisside görülmektedir. Son satıra bakıldığında ise güven duygusu cümlenin tamamında kendini hissettirmektedir. Şarkının nakarat kısmı olan bu sözler Plutchik’in çemberinde mutluluk duygusuna karşılık gelmektedir. Bir başka şarkısı “Alaturka Çeşmesi” yine duyguları açık şekilde görebileceğimiz bir eserdir. Şarkının bir kısmını incelediğimizde,

Hakemden yana zaten ümidim yok

Çok para gerekir onlar için çok

Ortalıkta topçu çok, popçu tok, rock’çu yok ve walkie talkie

Dostluklar b’k kokuyor

..

Umutsuzluk, iğrenme, yargılayıcı, tek başınalık duygularına rastlamaktayız. Plutchik çemberinden özellikle üzüntü ve iğrenme duygularının şarkının bu kısmında belirdiğini söyleyebiliriz.  Rap müzikte son dönemlerin yükselmekte olan temsilcisi Ezhel’in şarkılarına baktığımızda, “Beklenti” de,

Vaadler başka bir şey (…)

Yarına doğru her bir umut gider.

Beklentiler;

Kafamı didikler ve giderek her gün gördüğüm tüm güzel şeyler,

Renkler gider;

Kararıp düşüncelerim ruhu kaplar zifire benzer aklım,

Ah çeksen biter;

Rehin çileler bitmek istemez ne yapsan olmaz olamaz çare

Resmen biter;

Omzun ağrır    artık     yükten, gidene  yüklen  yıkılma

Umutla beraber umutsuzluk, hayal kırıklığı ile istekli, bunalmış ve kederli vb. duyguları görebiliriz.  İncelediğimiz bölüm karışık bir duygu halini yansıtmaktadır. “Ay Işığına Bezenmiş Aşk” şarkısında ;

Hüzün benim ekmeğimdi şunca zaman

Ama yıprandım çok bununla uğraşamam,

Kalbim savaşlarda şehit düşmenin eşiğinde aşk gazisiydi sonra durdu zaman,

Mükemmel bir senfoni çaldın kulağıma, düştüm bende aşkın tatlı dudağına,

Lütfen al beni kalbine ve kalbinden aşk nağmeleri dök dudağıma,

Gel, yoldaşım ol senin aşkına engel her yol, aşkın çoktan hapsetti beni.

Aşkı bulana kadar hüzünlü, kederli ve usanmış olduğunu, aşkı bulduğunda ise istekli, kendinden geçmiş bir duygulanım sürecine girdiğini anlayabiliriz. Plutchik’in duygu sınıflandırmasına göre sevme hali insanı üzüntüden mutluluğa doğru bir yolculuğa çıkarmaktadır. “Benim Derdim” şarkısını incelediğimizde ise sosyal ve politik bir tutumların duygulara yansımış hali göze çarpmaktadır:

Benim derdim bitmez, aç kalırım benim derdim midem

Kimse yardım etmez dert kendi derdi değilken

Benim derdim giyinmem değil, giyinmediğinden

Sokak çocukları giysi, giyim derdin iğrenç!

Benim derdim ülkem, boktan hep şu gündem

Her bi’ yer tecavüz hep bomba düştüğünden

Benim derdim dünya, yok olur bizimlen

Boş kibirimizden, dolayı kirli bir yer…

Toplumun mesafeli, kaçınma duygularına sahip olduğunu ikinci satırda görmekteyiz. “… giyim derdin iğrenç” cümlesinde bencilliğin doğrudan sanatçıda iğrenme duygusunu tetiklediğini anlamaktayız. Son dört satırda ise toplumun güvensiz, tedirgin, korkmuş, endişeli ve dehşet duygularına maruz kaldığını belirtebiliriz.

Son olarak kadın Rap temsilcisi Ayben’in şarkılarını incelediğimizde karşımıza çeşitli duygular çıkacaktır:

Yolda yürüyemez kadın her adımda bir hece laf atar

Yalnız olmak suç mu sanki

Bak yeter der geçer tepkisiz kalmak ayrı dert

Cevap verirsen it güler namus elden gitmesin

Kaldırımda vesait beklemek ölüm gelir

Vesait gelmeden zaten itler önüne dizilir

Yayayken ayrı dert

Araba kullanırken taciz edilir iftiraysa hazır

Hatun araba kullanır mı hakki yok

Yukarıdaki şarkı “Dişi Köpek Hep Kuyruk Sallamaz” şarkısından bir parçadır. Rap temsilcisinin kadın olması şarkıya toplumsal cinsiyet boyutu da katmıştır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı yaşanan olayların kadınlarda agresif, kışkırtılmış, tedirgin, endişeli, savunmasız ve suçlu duygularını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Ayben’in diğer Rap şarkıcılar gibi sisteme eleştiri yaptığı “Kısmet” adlı şarkısında ise;

“ olmuş genç insan bilet almış yoksulluğa göz yuman da var.

Bak kumanda kontrol kendini bilmeyen insanlara yer veren de var.

Müziği kaldırım taşında yapmaya çalışan kardeşimle benim aramda fark yok.

Kan ter içindeki toplum barındığın hayatı gör bir anda varlık

ve yokluk inceden koyar inceden bayar ufaktan sayar yalandan kayar

Ayaklar bazen çalışmaktan da ellerin kanar. Kimisi kendi kendine idare eder.

Elinde kalan hayatı anlarken kimisi hayatını mensup derdini paylaşmak adına ortak arar.”

İnsanların umursamaz duygularla çevresini görmediği, hırsla çalışsa da elinde herhangi bir malın kalmamasıyla şaşkınlığı yaşayacağı, bazılarının güçlü bazılarının ise yetersiz duygulara sahip olduğu anlatılmıştır.

Sonuç

Rap şarkılarını Plutchik’in Duygu Çemberi’nden geçirdiğimizde sınıflandırmanın içeriğindeki duygulara ulaşılmaktadır. Plutchik’in detaylı bir sınıflandırma yapması analiz sırasında şarkının içerdiği duyguların tanımlanmasını kolaylaştırmıştır. Değerlendirme yapılması için şarkı sözlerinin okunması esnasında bile duygu yoğunluğu hissedilmiştir. Yani müzik içinde barındırdığı kelimelerle insanların doğrudan duygularına hitap etmektedir.

Analiz sonucunda Rap şarkıları öfke, korku, üzüntü duygularını daha çok yansıtmaktadır. Zaman zaman mutluluk duygusu ifade edilse de beraberinde gelen öfkenin ve korkunun varlığı da bulunmaktadır. Rap şarkıları inceleme sırasında sadece duygusal boyutu değil, sosyal, politik, toplumsal cinsiyet gibi kaygıları da dinleyicilerine sunmaktadır. Bu olguların toplum ve temsilci üzerinde yarattığı duygu hali kendini hissettirmektedir.

“Müzik, duyguların melodileştirilerek ifade edilmesidir.” Tanımı bu araştırmayla doğrulanmıştır. Aynı zamanda müziğin temsil ettiği alt kültürün sahip olduğu duygulara rahatlıkla ulaşılmıştır. Rap müziği içinde barındıran kültür, korku ve öfke duygularının alt birimleri olan değersiz, önemsiz, güvencesiz, endişeli, tedirgin gibi duyguları yaşamaktadır. Mutluluk duygusunun alt birimi olan istekli, ilgili, huzurlu gibi duygular da bazı bölümlerde yansıtılmaktadır. Buradan hareketle “rapa” ait kültürün imkan ve fırsatlara ulaştığında, güvenli alanı bulduğunda hayallerine ulaşabilmek için istekli bir şekilde yaşayacakları söylenebilir.

İnsanlar ve toplumlar duygularını birçok alanda ifade etmektedir. Bunu yaparken kullandıkları biçim illaki sanatsal bir forma dönüşmektedir. Bu sebepten çevremizde gördüğümüz beşer elinin ürettiği her form alt metninde bir duygu barındırmaktadır. Önemli olan doğru bir yöntemle bu formları analiz etmek ve duyguların farkına varabilmektir. Plutchik’in detaylı bir sınıflandırma yapması analiz yapabilmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu sebepten yapılan çalışmalar sadece rap müzik ile sınırlandırılmamalıdır.  Resim, müziğin diğer türleri ve farklı sanatsal formlar üzerinde de duygu çemberi üzerinden analiz yapılarak duygu incelemeleri arttırılmalıdır.

 

Kaynakça

  • Koçak, R. (2002, ? ?). Aleksitimi: Kuramsal Çerçeve Tedavi Yaklaşımları ve İlgili Araştırmalar. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 183-184.
  • Şahin, Y. D. (2005). Öfke ve Öfke Denetiminin Kuramsal Temelleri. Burdur Eğitim Fakültesi Dergisi, 5-6.
  • Yazıcı, A. (2019, Nisan 19). Wıllıam James’in Descartes’ın Duygu Kuramına Eleştirisi. Araştırma Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Dergisi, s. 2-3. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/34/922/11500.pdf adresinden alındı
  • Bakırcı, Ç. M. (2018, Mayıs 22). Plutchik’in Duygu Çarkıfeleği: Duygularınızın Kökenlerini Daha Yakından Tanıyın! Evrim Ağacı : https://evrimagaci.org/plutchikin-duygu-carkifelegi-duygularinizin-kokenlerini-daha-yakindan-taniyin-5407 adresinden alındı
  • Somakçı, P. (2003). Türklerde Müzikle Tedavi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 134-135.
Esra Liya ÖZSOY
2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmetler Ana Dal, 2017 Psikoloji Çift Ana Dal lisans mezunuyum. Üsküdar Üniversitesi bünyesinde Sosyal Hizmetler Öğrenci Birliği’nde öğrenci temsilciliğinin yanı sıra SİYAMDER ve AÇEV’de gönüllü faaliyetler yürüttüm. İlk olarak Çamlıca Özel Kalem Vakfı’nda özel gereksinimli çocuklarla çalıştım. Okula oryantasyon, psikososyal ve akademik beceri kazandırma konularında görevler icra ettim. Ardından Türk Kızılay’ında Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev aldım. Geçici koruma altındaki Suriyeli vatandaşlarla çalıştım. Çocuk işçiliği, erken evlilik, geçici koruma vatandaşlık hakları, sosyoekonomik bağlamda vakaların yanı sıra psikososyal ve sosyal uyum atölyelerinin yürütücülüğünü üstlendim. Son olarak AFAD’a bağlı “Afete Hazır Türkiye” projesi kapsamında “Eğitim Asistanlığı” görevini yürüttüm. Eğitim faaliyetlerinin planlama süreci, izleme ve raporlama çalışmalarında görev aldım. Halihazırda İstanbul Üniversitesi Sosyal Politika Programında Yüksek Lisans yapmaktayım. Aynı zamanda iki yıldır Psikolektif Dergisinde akademik derlemeler yazmaktayım. Çalışma alanlarım çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikler, toplumsal cinsiyet, kadın hakları, çocuk ve kültürel psikoloji'dir. Bunların yanında Proje Fabrikasında stajyer olarak proje yazma eğitimime devam ederken aktif olarak Roman Hakları Derneği’nin gönüllüsüyüm.

İlgili Yazılar

YORUM ALANI

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz