Post-Pandemi Süreci Üzerine: Eğitimde Dijitalleşme ve Alfa Kuşağıyla Etkileşimi

Eğitim, felsefi yönüyle incelendiğinde bir insan uğraşısı olduğu görülür. İnsan, yetkin hale getirmeye çalıştığı özelliklerini eğitimle tamamlamaya çalışmaktadır ve bu açıdan eğitim insana belli şekil kazandıran, bilim, sanat, yapay zekâ teknolojileri, dijitalleşme gibi alanlarda kendisini geliştirmeyi başaran öznelerdir.[1] Bir toplumdaki örgün ve yaygın eğitim o toplumun bireylerinin dünya görüşlerini, kişilik oluşumlarını, hayat biçimlerini, çalışma alanlarını belirler. İnsanlığın endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadığı günümüzde teknolojik yenilikler, benzeri görülmemiş değişimlere ortam hazırlamaktadır.[2] Son yıllarda ekonomik ve sosyal ilişkilerle bağlantılı olarak küreselleşme kavramından söz edilmeye başlandı. Küreselleşme, kısaca Dünya’nın herhangi bir yerinde meydana gelen sosyal, siyasal ya da ekonomik olayın yakın veya uzaktaki başka yerlerde de kendini hissettirmesi şeklinde tanımlanabilir.[3] Eğitim açısından küreselleşme ise, birkaç değişik şekilde tanımlanabilir. Bu tanımlardan biri, birbiri ile bu kadar yakın ilişki içinde olan dünya toplulukları arasında rahatça dolaşabilecek, çalışabilecek, hatta farklı ortamlarda yaşayabilecek insanı yetiştirmek şeklinde olabilir.[4] Bu tanım çerçevesinde eğitimin görevi yalnızca ulusal sınırlar içinde başarılı olabilecek insanları değil, farklı kültür ve coğrafyalarda uyum sağlayabilecek ve başarılı olabilecek insanların yetiştirilmesidir. Buradaki en etkin görev ise eğitim alanına düşmektedir. Hızlı bir değişimin ve dönüşümün yaşandığı günümüzde toplumlar; sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik vb. yönlerden çeşitli gelişmelere tanıklık etmektedirler. Şüphesiz, bu değişimden ve dönüşümden etkilenen alan eğitim olmuşken bunun en etkin nedeni ise salgın süreci olmuştur. Dünya’da olup bitenler değişirken iletişim teknolojilerindeki beklenmedik gelişmeler dünyayı algılamamızı da değiştiriyor. Artık sanal bir dünyadan ve dijitalleşmenin küresel boyutlarından bahsediyoruz. Eğitim sistemi de bu değişimden payını alıyor. Bugün bilgi toplumu sürecini yaşıyoruz. Bilgi toplumuna geçilmesinde ise bilgisayar teknolojisinin, internet ağının hızla gelişmesi önemli bir rol oynamakta olduğunu ve bunun devam edeceğini gösteriyor. Bu anlamda teknolojinin şimdilik son evresi sayılabilecek yapay zekâ ve nanoteknoloji alanlardaki gelişmelerde oldukça hakim olduğu görülüyor.

Dijitalleşme eğitimi nasıl değiştiriyor?

Eğitimi, laboratuvarları olarak görülen okullar ve sınıflardan çıkılmadan uygulanan bir alan olarak gösteren klasik algı; salgın ve teknolojinin bir araya gelmesiyle farklı boyutları oluşturmayı ve uygulamayı beraberinde getirmektedir. Küresel boyutta etkisi olan olağanüstü durumlarda ülkelerin acil planlama yapmaları ve hayata geçirmeleri elzem bir durum olmaktadır. Verilere bakıldığında eğitimde salgın nedeniyle tüm Dünya’da 191 ülke, 1.6 milyar öğrenci ve Türkiye’de 25 milyon öğrencinin etkilendiği, özellikle bu alanda da teknolojiden ve dijital mecralardan faydalanarak acil uzaktan eğitim ve öğretim planlamalarının gerekliliği söz konusu olmaktadır.[5] Küreselleşen Dünya düzeni içerisinde birbiriyle etkileşim halinde olmak internet ağının gücünü göz ardı etmemek gerektiğini vurgulamakta ve başta sosyal medya olmak üzere dijital mecralar nedeniyle sosyalleşme tanımlarında yenilikler yapılması gerekliliğini oluşturmaktadır.

Yapay zekâ ve 5G teknolojilerinin eğitim alanında geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve kalıcı hale getirilmesi, nesneler arası etkileşimin sağlanmasında ve öznelerin zekâsıyla nesnelerin yapay zekâsı ilişkisinde eğitimde yeni bir dönemin geliştirilmesine olanak tanıyacaktır.[6] Salgın sürecinde eğitim alanında atılan birçok adım bunun göstergesi niteliğindedir. Pandemi, özellikle eğitim alanında teknolojinin ve dijitalleşmenin avantajlarını yaşayan en büyük sektörlerden olmuştur. Böylece salgın ile konfor alanının dışına çıkmaya çalışan yeni konfor alanlarını üretmeye çalışırken küresel bir yeniliğin habercisi olmayı da başarmıştır.[7] Pandemi sonrası süreçte ise, hem dijitalleşme hem de yüz yüze eğitim olanaklarının kullanılmasına devam edilerek, hibrit eğitimin yaygınlık kazanması devam etmesi beklenmektedir.[8] Eğitim alanındaki gelişmelere yapay zekâ teknolojilerinin de eklenmesiyle öğrenci merkezli eğitim hizmetleri artmakta,her öğrencinin eksik olduğu dersler yapay zekâ destekli programlarla tespit edilerek zaman ve emek kaybının önüne geçilmesiyle “öğrenme ve eksikleri tamamlama‟ odaklı bir uzaktan eğitim modeli oluşmaktadır. Çin‟in akıllı kentlerindeki sokaklarında yeni konuklar 3D billboardları ve bu billboardlar her geçen gün farklı mekânların konuğu olma olasılığına sahipler. Ülkemizde de yapay zekânın teknoloji, mühendislik ve sosyal bilim yönleri kesiştirilirse ve eğitim alanında gelişmelere odaklanılırsa çok yakın bir gelecekte ülkemizde yapay zekâ ve 5G teknoloji destekli 3 boyutlu (3D) görseller evlerimize, dersliklerimize, seminerlerimize, konserlerimize veya sokaklarımıza konuk olabilirler.[9]

Z Kuşağı Sonrası Alfa Kuşağının Dijitalleşmedeki Konumu

Küreselleşen dünyanın teknolojisi içinde aktif olarak rol alan, 2025 yılına kadar iş gücünün yüzde 27‟sine ve dünyadaki nüfusun yaklaşık 2 milyar gencine denk gelen Z Kuşağı, Avustralya‟da „Dijital Entegratörler‟ olarak adlandırılmaktalar.[10][11] Z kuşağı sonrasındaki nesil ise Alfa kuşağı olarak bilinmekte ve dünyada her hafta 2.8 milyon Alfa kuşağı doğmaktadır.

Alfa kuşağı, geleceğin Gama kuşağının ebeveynleri olacaklar ve bunu düşünmek gelecekte teknolojiyle dünyanın nasıl şekillenebileceğini öngörmemizi sağlayacak. Alfa kuşağı, Z kuşağından farklı olarak dünyanın fiziksel sınırlarını aşarak birçok hareketi aynı anda yapabilme özelliğine sahip olacaklar. Yapay zekâ ve teknolojileri küresel salgın sürecinde olduğu gibi salgın sonrasındaki süreçte de sıklıkla karşılaşılan bir alan olmaktadır. Dijitalleşme modelinin kalıcılığı, yeni kuşaklarla etkileşimin sağlanması ve salgın gibi olağanüstü durumlarda acil durum eğitim planına gerek duyulmaksızın eğitim planının daimi bir parçası haline gelmesi açısından önemli bir rol oynamaktadır.

Sonuç olarak bu gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda; genç nüfusun eğitim içindeki oranıyla teknoloji arasındaki yakınlığı düşünüldüğünde ve bunlara yapay zekâ teknolojilerinin küresel gelişimi gibi etmenler de eklenirse, salgının tehdit ve tehlike oluşturması sona erdiği post-pandemi sürecinde dijitalleşmenin eğitim alanında yeniliklerini sürdüreceği, teknoloji ağının eğitimle bütünleşik olarak kullanılmaya devam edeceği öngörülerimiz içerisindedir.

 

Kaynakça

  • Akran, Koç, S., (2021), Öğretmen Adaylarının “Hibrit Eğitim” Kavramına İlişkin Algılarının Belirlenmesi: Bir Metafor Analizi Çalışması, International Journal of Humanities and Education.
  • Alkayış, A. (2021), Eğitim Felsefesi Perspektifinde Dijitalleşme ve Eğitim 4.0, Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.
  • Aydın, M.Z., (2006). Günümüz Eğitim Anlayışı, Dek Bülten Dergisi.
  • Çetin, Uslu, O., (2015). Küreselleşmenin Eğitimin Farklı Boyutları Üzerindeki Etkileri, Çağdaş Yönetim Bilimleri Dergisi.
  • Doğan, M., (2020), Yapay Zekâ Covid-19 Mücadelesinin Neresinde?, Fikir Turu. https://fikirturu.com/teknoloji/yapayzekacovid19mucadelesininneresinde/ [05.06.2020].
  • İşler, B., Kılıç, M., (2021), Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımı ve Gelişimi, Yeni Medya Elektronik Dergisi.
  • Kürkçü, Dumanlı, D., (2013). Küreselleşme Kavramı ve Küreselleşmeye Yönelik Yaklaşımlar, İstanbul: The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication.

 

[1] Alkayış, A. (2021), Eğitim Felsefesi Perspektifinde Dijitalleşme ve Eğitim 4.0, Bingöl: BÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.

[2] Aydın, M.Z., (2006). Günümüz Eğitim Anlayışı, Malatya: Dek Bülten Dergisi.

[3] Kürkçü, Dumanlı, D., (2013). Küreselleşme Kavramı ve Küreselleşmeye Yönelik Yaklaşımlar, İstanbul: The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication.

[4] Çetin, Uslu, O., (2015). Küreselleşmenin Eğitimin Farklı Boyutları Üzerindeki Etkileri, Ankara: Çağdaş Yönetim Bilimleri Dergisi.

[5] UNESCO. (2020b). “Startling Digital Divides in Distance Learning Emerge”. UNESCO. https://en.unesco.org/news/startlingdigitaldividesdistancelearningemerge [17.11.2021].

[6] İşler, B., Kılıç, M., (2021), Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımı ve Gelişimi, Yeni Medya Elektronik Dergisi.

[7] Özdemir, Ç., (2020), Küresel Kriz Covid-19 Salgın Sürecine Felsefi Bakış, AYBÜ Külliye Dergisi.

[8] Akran, Koç, S., (2021), Öğretmen Adaylarının “Hibrit Eğitim” Kavramına İlişkin Algılarının Belirlenmesi: Bir Metafor Analizi Çalışması, Siirt: International Journal of Humanities and Education.

[9] Doğan, M., (2020), Yapay Zekâ Covid-19 Mücadelesinin Neresinde?, Fikir Turu. https://fikirturu.com/teknoloji/yapayzekacovid19mucadelesininneresinde/ [05.06.2020].

[10] UNESCO. (2020b). “Covid-19 impact on education.” UNESCO,[13.09.2020], https://en.unesco.org/covid19/educationresponse

[11] McCrindle, M. and Fell, A. F. (2020) Understanding Generation Alpha. https://mccrindle.com.au/insights/blog/genalphadefined/. [25.10.2021].

Çilemcan ÖZDEMİR
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde lisans eğitimlerini tamamladı. Çeşitli kurumlarda felsefe grubu, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenliği yaptı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans eğitimiyle akademik kariyerine devam etmektedir. Eğitim Felsefesi, P4C (Philosophy for Children and Communities) ve Yapay Zekâ (AI) Felsefesi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Alanıyla ilgili bilimsel çalışmaları ve projeleri mevcuttur. Aynı zamanda geleceği şekillendiren güncel gelişmeler, eğitimde yeni nesil değişimler, etik sorunlar, toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitimde fırsat eşitliği gibi insanı ve toplumu ilgilendiren konular karşısında çözüm odaklı öneriler üzerine araştırmalar yapmaktadır.

İlgili Yazılar

YORUM ALANI

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz